İki Ayrı Soru
Bir mesaj kaydının mahkemede işe yarayıp yaramayacağına iki aşamada bakılır. Önce delilin hukuka uygun elde edilip edilmediğine: hukuka aykırı elde edilen delil, içeriği ne kadar açık olursa olsun dosyadan çıkarılır. Sonra, hukuka uygun bir delilin ne kadar güvenilir olduğuna: ekran görüntüsünün gerçekten o kişinin hesabından geldiği, değiştirilmediği ve bütün olarak sunulduğu ayrıca gösterilmelidir.
Kanun Ne Diyor?
- HMK m.199'a göre fotoğraf, görüntü ve ses kaydı ile elektronik ortamdaki veriler de belgedir. WhatsApp yazışması ve ekran görüntüsü bu kapsama girer.
- Hukuk davasında "Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz" (HMK m.189/2).
- Ceza davasında kanuna aykırı elde edilen delil reddedilir (CMK m.206/2-a); suç ancak hukuka uygun elde edilmiş delille ispat edilebilir (CMK m.217/2).
- Anayasa'ya göre de "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" (m.38/6).
Kendinize Gelen Mesajın Ekran Görüntüsü
Tarafı olduğunuz bir yazışmada size gönderilen mesajı saklamak ya da ekran görüntüsünü almak kural olarak hukuka aykırı bir yöntem değildir. Tehdit, hakaret ya da borç ikrarı içeren mesajlar bu yolla dosyaya konabilir. Sorun genellikle güvenilirlikte çıkar: karşı taraf mesajın kendisine ait olmadığını ya da değiştirildiğini söylerse mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığını savunduğu ve bilirkişinin teknik bir tespit yapamadığı bir dosyada mahkûmiyeti bozdu. Daireye göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeliydi. Aynı karar, paylaşımın herkese açık olup olmadığı araştırılmadan aleniyet nedeniyle cezanın artırılamayacağını da söylüyor (Yargıtay 4. CD, 2023/6141 E., 2025/14941 K., 01.10.2025). Yani ekran görüntüsü her zaman tek başına yetmez; hesabın kime ait olduğu da gösterilmeli.
Başkasının Telefonundan Alınan Yazışma ve Kayıtlar
Eşin ya da başka birinin telefonuna gizlice girip yazışma çıkarmak veya cihaza dinleme programı kurmak başka bir durumdur. Bir boşanma davasında erkek, kadının telefonuna kurduğu dinleme programıyla elde ettiği konuşmalarla zinayı ispat etmeye çalışmıştı. Bölge adliye mahkemesi bu kayıtların hukuka aykırı delil olduğuna ve hükmün tek ve belirleyici olarak bunlara dayandırılamayacağına karar verdi. Erkek "başka delille ispat edemezdim" diyerek temyize gitti; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle onadı (2023/4207 E., 2024/2433 K., 04.04.2024).
Bu yolla alınan kayıt yalnızca delil olmaktan çıkmaz; nasıl elde edildiğine göre bilişim sistemine girme (TCK m.243), konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK m.133) ya da özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134) suçları da gündeme gelebilir.
Gizli Ses Kaydı
TCK m.133/2, katıldığı ve alenî olmayan bir konuşmayı diğerlerinin rızası olmadan ses alma cihazıyla kaydeden kişiyi cezalandırır. Konuşmanın tarafı olmak kaydı kendiliğinden hukuka uygun yapmaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, katılanın sanıklarla görüşmesini gizlice kaydettiği bir dosyada kaydı yasal delil saymadı. Gerekçesi şuydu: katılanın görüşmeden sonra yetkili makamlara başvurma imkânı vardı ve kayıt sırasındaki durumun ani geliştiği söylenemezdi (CGK, 2020/430 E., 2021/161 K., 22.04.2021). Buradan çıkan ölçüt: makama başvurmak mümkünken önceden planlanarak yapılan gizli kayıt hukuka aykırı delildir. Ani gelişen ve başka türlü belgelenemeyecek bir saldırı ya da tehdit anında alınan kayıt ise farklı değerlendirilebilir. Bu ayrım her olayda ayrıca yapılır; kayıt almadan önce bu çizgiyi bilmek gerekir.
Kaydı paylaşmak ayrı bir risktir. Ceza Genel Kurulu'na göre özel hayata ilişkin görüntü ya da ses tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa bile, kişinin bilgisi ve rızası dışında içeriğini öğrenmeye yetkisi olmayanlara gösterilirse TCK m.134/2'deki suç oluşabilir (CGK, 2018/243 E., 2023/160 K., 15.03.2023). Kaydı sosyal medyada ya da çevrenizle paylaşmak, delil olarak yetkili makama sunmaktan çok farklı sonuç doğurur.
Ceza Soruşturmasında Telefon ve Bilgisayar İncelemesi
Soruşturmada şüphelinin bilgisayarında, telefonunda ya da kayıtlarında arama yapılması ve kopya alınması için hâkim kararı, gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısı kararı gerekir; savcının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur (CMK m.134/1).
CMK m.134 için iptal kararı. Anayasa Mahkemesi, bu yetkiyi düzenleyen m.134/1'in birinci cümlesindeki ilgili bölümü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti (E.2023/128, K.2026/36, 12.02.2026; RG 25.05.2026). İptal, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra, 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut kural uygulanıyor; kanun koyucunun bu sürede yeni bir düzenleme yapması bekleniyor.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, yazılım kaynak kodunun kopyalandığı iddiasıyla açılan bir davada CMK m.134 kararı olmadan, noter tespitiyle alınan bilgisayar imajını hukuka aykırı delil saydı. Noter tespiti bu kararın yerini tutmadı. İmaja dayanan bilirkişi raporu, çok yüksek benzerlik oranları bulmasına rağmen hükme esas alınmadı ve beraat kararı onandı (7. CD, 2024/4348 E., 2024/12118 K., 20.12.2024). Şikâyetçi için doğru sıra şu: önce suç duyurusu ve CMK m.134 kararı, sonra inceleme.
Delili Doğru Saklamak İçin
- Orijinal cihazı ve sohbeti silmeyin. Ekran görüntüsünün yanında yazışmanın uygulama içinden dışa aktarılmış tam hâlini de saklayın; itiraz olursa karşılaştırma bunun üzerinden yapılır.
- Karşı tarafın numarası ya da hesap adı görünsün. Rehberde yalnızca isimle kayıtlı birinden gelen mesaj, numara görünmüyorsa kime ait olduğu konusunda tartışma çıkarır.
- Tarih ve saat görünsün. Yazışmanın yalnızca işinize gelen kısmını değil, öncesini ve sonrasını da gösterin.
- Sosyal medya içeriğinde paylaşımın bağlantısını (URL) kaydedin. İçerik silinebilir, bunu hemen yapın.
- Başkasının cihazına girmeyin, program kurmayın. Böyle elde edilen bilgi hem dosyadan çıkarılır hem de hakkınızda suç duyurusuna konu olabilir.
Sonuç
Size gönderilen mesajın ekran görüntüsü kural olarak kullanılabilir bir belgedir, ama hesabın kime ait olduğu ve içeriğin bütünlüğü tartışılabilir. Başkasının telefonuna gizlice girilerek ya da dinleme programıyla elde edilen kayıtlar ise hukuk davasında da ceza davasında da hükme esas alınmaz. Gizli ses kaydında belirleyici olan, kaydın ani gelişen bir durumda ve başka çare yokken alınıp alınmadığıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut bir mesele için iletişime geçilerek değerlendirme yapılabilir.
Kaynakça
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189, m.199.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.134, m.206, m.217.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.133, m.134, m.243.
- Anayasa m.38/6.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/430 E., 2021/161 K., 22.04.2021.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2018/243 E., 2023/160 K., 15.03.2023.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/4207 E., 2024/2433 K., 04.04.2024.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2023/6141 E., 2025/14941 K., 01.10.2025.
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2024/4348 E., 2024/12118 K., 20.12.2024.
- Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı Karar (RG 25.05.2026-33264).